Bal, doğanın bizlere sunduğu en değerli nimetlerden biridir; hem lezzeti hem de sağlığa olan faydalarıyla sofralarımızda önemli bir yer tutar. Ancak, bal piyasasında yüksek talep olması ve sahte ürünlerin orijinalinden ayırt edilmesinin zor olması nedeniyle bu alanda ciddi anlamda hile ve taklitçilik yapılmaktadır. Bu yüzden, bal satın alırken dikkatli olmak ve özellikle düşük fiyatlı ürünlerden uzak durmak gerekir.
Günümüzde, arılar olmadan bal üretmek ne yazık ki oldukça kolay hale gelmiştir. Pek çok üretici, glikoz şurubu ve bal enzimleri kullanarak yapay bal üretmekte, hatta istenilen kıvamı tutturamazsa bunu reçel olarak değerlendirmektedir. Özellikle indirim veya kampanya adı altında piyasaya sürülen aşırı ucuz ballara karşı dikkatli olunmalıdır.
Gerçek bir balı tespit etmek uzmanlar için bile zor olsa da bazı ipuçlarıyla bir fikir edinmek mümkündür. Örneğin, sahte bal kaşıkla alındığında kesik kesik akar, oysa hakiki bal akıcı bir kıvama sahiptir. Ayrıca, hakiki bal soğuk suya bırakıldığında hemen dibe çökerken, sahte bal suyun içinde çözünerek dağılır. Balın saflığını anlamak için bir kaşık bal az miktar suda eritilip üzerine saf alkol damlatıldığında, eğer saf çiçek balıysa berrak kalır; ancak karışım içeriyorsa beyaz tortular oluşur.
Tarım ve Orman Bakanlığı, eylül ayı itibariyle taklit ve tağşiş yapılan gıda ürünlerini belirli aralıklarla duyurduğu bir sistem geliştirdi. 2 Eylül’de yayımlanan güncel liste hala güncellenmekte olup, bu listede bal üretimiyle ilgili ciddi sorunlar gözler önüne serilmektedir.
Günümüzde, yapay bal üretimi hiç olmadığı kadar yaygınlaşmış durumda. Glikoz şurubu ve bal enzimleriyle üretilen bu sahte ürünler, utanmadan gerçek bal adıyla piyasaya sürülüyor. Üstelik ekonomik sıkıntılar da fırsatçılar için bir araç haline getirilerek, aşırı düşük fiyatlarla tüketicinin kandırılması sağlanıyor.
Ne yazık ki, orijinal balı sahte olandan ayırt etmek kolay olmadığı için bu sektör sahtekarlığa en açık alanlardan biri olarak varlığını sürdürüyor.